Uluslararası hukukta “odious debt” (tiksindirici / iğrenç borç) doktrini; bir yönetimin, halkın yararına değil kendi çıkarlarına borçlandığı, çoğu zaman şeffaf olmayan ve uyuşmazlıkları yurt dışı tahkime taşıyan yükümlülükleri tanımlar. Türkiye’de bu tartışma, hazine garantili büyük altyapı ve enerji sözleşmeleri üzerinden yürüyor.
Neden şimdi?
Bir liraya mal olacak işin kat be kat pahalıya bağlanması, Londra tahkim yetkisi ve olası iktidar değişikliğinde servet aktarımının kesilmemesi tasarımı; kamu kaynağını yani vatandaşın vergisini ilgilendirir. Bu nedenle konu seçim vaadi değil, uzun soluklu bir hukuk ve ekonomi dosyasıdır.
Ne yapıyoruz?
İki asistanımla yürüttüğümüz araştırma, birkaç ay içinde Türkiye’de bu alanda bir mücadele el kitabı olmayı hedefliyor. Meclis’te görev verilmesi halinde partimizin yetkili kurullarına rapor sunmak, kamuoyu baskısı ve uluslararası hukuk kanallarını birlikte kullanmak mümkündür.